Ordu'nun Demokrasi ve Hukuk ile İmtihanı

2010-01-15

Ordunun kendi içerisindeki darbe heveslileri ile yerince mücadele ettiğine inananların oranı (%46,5) ile bu kesimlerle yeterli mücadelenin yapılmadığına inananların oranı (%47,2) birbirine çok yakındır. Genelkurmay Başkanı’nın “ordu demokrasiye ve hukuka bağlıdır” sözünü defalarca dillendirmesine rağmen katılımcıların bu söze yeterince güveni olmadığı anlaşılmaktadır. Bu konuda 6 ay önceki araştırma sonucu ile bugünkü araştırma sonucu birbirine çok yakındır. Dolayısıyla, TSK’nın darbe heveslileri ile yeterince mücadele etmediğine olan inanç aradan geçen 6 aylık sürede bir değişim göstermemiştir.
Son 50 yılda askeri darbelerin ve muhtıraların türlüsünün görüldüğü, yakın geçmişte “Ordu göreve” pankartları taşıyan sivillere bile şahit olunan bir ülkede demokrasi ve hukuk çıtasını yükseltmek için verilen kavga elbette kolay değildir. Araştırma bulgularına göre; her ne kadar da TSK içerisinde darbe yapmak isteyen kimi personelin hala mevcut olduğuna inananların oranı %55 civarında olsa da, ordunun darbe yapma ihtimali olduğuna inanların oranı (%26,9) düşüktür. Buna karşılık, Türkiye’de bundan böyle askeri bir darbenin olamayacağına inananların oranı…


Habur Şovu, Dersim Gafı ve Sarıgül’ün Çıkışı

2010-01-09 Bu araştırmanın temel amacı, son aylarda kamuoyunda tartışmaları devam eden demokratik açılım süreci ve ülkenin ekonomik durumu ile ilgili halkın görüşlerinin tespit edilmesidir. Ayrıca her ay olduğu gibi hayattan memnuniyet, Türkiye’nin gidişatı, partilerin oy potansiyelleri gibi konular da irdelenmiştir. Yaz aylarından itibaren gündemden hiç düşmeyen demokratik açılım veya Kürt açılımı şeklinde etnik hakların genişletilmesini ve kültürel çoğulculuğu sağlamaya dönük hükümet inisiyatifli girişimler henüz halk nazarında yeterli desteği bulamamış gözükmektedir. Bu açılım politikalarına ve icraatlara katılımcıların %38,7’si destek verirken, %53,8 oranında büyük bir kesim destek vermediğini ifade etmektedir. Kasım 2009 araştırması ile karşılaştırıldığında ise birkaç puan da olsa destek oranının düştüğü ve desteklemeyenlerin oranın yükseldiği görülmektedir. Açılım sürecinin başladığı Temmuz ayından sonra gerçekleştirilen Ağustos 2009 araştırması ile karşılaştırıldığında bu açılıma karşı olanların oranında %10 bir artış gözlenmektedir. Hükümetin demokratik açılımı yönetme sürecini halkın %33,3’ü başarılı bulurken, yarıdan fazlası (%59,2) başarılı bulmamaktadır. Hükümeti bu süreci yönetmede başarısız bulanların siyasi tercihlerine göre değerlendirme…

Türk Dış Politikasının Yeni Yüzü

2010-01-08 Araştırmada, Ak Parti Hükümeti tarafından uygulanan dış politikaya ilişkin olarak göze çarpan en önemli husus, halkın hükümetinin yürüttüğü dış politikayı başarılı bulması ve desteklemesidir. Araştırmaya katılanların %12'ü Hükümet’in 2009 yılında izlediği politikayı çok başarılı bulurken; % 41,5’i başarılı, % 33,6’sı başarısız, % 10,5’i ise çok başarısız bulduğunu ifade etmiştir. Araştırma sonuçları halkın dış politikadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ortaya koymaktadır.
İran'ın Türkiye'deki değişen toplumsal algısı oldukça dikkat çekicidir. Başbakan Erdoğan'ın İran'a yönelik yaklaşımını ve bu ülkeye yaptığı ziyareti olumlu bulan halk, bu ülkeyle dostane ilişkilerin kurulmasından yana bir tavır ortaya koymaktadır. Her ne kadar araştırmaya katılanların yaklaşık % 57'si İran'ın nükleer silah sahibi olması olasılığını Türkiye'nin güvenliği açısından tehlikeli bir durum olarak görse de; % 60,2 si nükleer faaliyetlerinden dolayı İran’a yönelik bir ambargo veya saldırı olması durumunda Türkiye’nin buna karşı çıkması gerektiğini düşünmektedir. İran'a yönelik olası bir ambargo ve saldırıya Türkiye'nin destek vermesi gerektiğini düşünenlerin oranı ise %26’dır.…

Demokratik Açılım ve Darbe Belgesi Araştırması

2009-11-02 Demokratik açılım veya Kürt açılımı son 3 aydır hem siyasal arenada hem de kamuoyunda geniş tartışmalara sebebiyet vermektedir. Söz konusu bu açılıma genel olarak %35,4 oranında tam destek ve %4,6 oranında ise kısmen destek verilmektedir. Buna karşılık, halkın yarıdan fazlası (%51,6) bu süreci olumsuz değerlendirmekte ve açılıma karşı olduklarını belirtmektedirler. Bu açılımı en yüksek oranlarda ‘tamamen ve kısmen’ destekleyenler beklenildiği üzere DTP’li (%89,2) ve AK Parti’li (%57,7) seçmenlerdir. Buna karşılık; yine beklenildiği üzere bu açılıma en yüksek oranlarda karşı olanlar MHP’li (%81,1) ve CHP’li (%71,7) seçmenlerdir. Dikkate değer bir bulgu da, CHP’li seçmenlerin %23’ünün, MHP’li seçmenlerin %12,5’inin bu açılımı ‘tamamen veya kısmen’ desteklediklerini ifade etmeleridir. Önemli bir not da, Ağustos 2009 araştırması ile karşılaştırıldığında bu açılıma karşı olanların oranında %8 civarında bir artış gözlenmiştir.

Hükümetin demokratik açılımı yönetme sürecini halkın %34,9’u tamamen ve kısmen başarılı bulurken, yarıdan fazlası (%59,1) başarılı bulmamaktadır. Söz konusu bu açılımın kendisine olan destek…

Kürt Açılımı

2009-08-23 Kürt açılımı ekseninde kamuoyunda geniş tartışmaların yaşandığı süreçte, söz konusu bu açılıma genel olarak %31,6 oranında tam destek ve %21,3 oranında ise kısmen destek verilmektedir. Buna karşılık, halkın %43,8’i bu süreci olumsuz değerlendirmekte ve açılımı desteklememektedir. Bu açılımı en yüksek oranlarda ‘tamamen ve kısmen’ destekleyenler beklenildiği üzere DTP’li (%95,2) ve AK Parti’li (%64,5) seçmenlerdir. Buna karşılık; yine beklenildiği üzere bu açılıma en yüksek oranlarda karşı olanlar MHP’li (%67,2) ve CHP’li (% 59,4) seçmenlerdir. Dikkate değer bir bulgu da, CHP’li seçmenlerin %37,6’sının, MHP’li seçmenlerin %31’inin bu açılımı ‘tamamen veya kısmen’ desteklediklerini ifade etmeleridir. Ayrıca; cinsiyet açısından erkeklerin, yaş dağılımı açısından gençlerin, eğitim düzeyi açısından yüksek eğitimlilerin ve bölgesel dağılım açısından ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayanların söz konusu bu açılıma daha yüksek oranlarda destek verdikleri anlaşılmaktadır.

Toplumsal Algıda Ordu ve Değişim

2009-07-17 Askerlerin siyasi konularda görüş bildirmelerini doğru bulanların oranı yaklaşık olarak %30 iken, askerlerin siyasi konularda görüş bildiremeyeceklerini ifade edenlerin oranı %65 civarındadır.

Genel Kurmay Başkanlığı’nın medya mensupları veya gruplarına karşı akredite uygulaması basın özgürlüğü ve eşitlik açılarından tartışılan bir konudur. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin medya gruplarından bazılarına kendi faaliyetlerini izleme izni verirken bazılarına yasak koyması, büyük oranda (%61,6) yanlış bir uygulama olarak görülmektedir. Bu uygulamaya askerlerin hakkı olduğunu ve doğru bulduklarını ifade edenlerin oranı ise %30,8’dir. TSK’nın uyguladığı yasaklamaların mağdurunun merkez sağ seçmene ve mütedeyyin insanlara seslenen medya organları olması, askerin tavrının yanlış olduğuna dair böylesine yüksek bir oranın ortaya çıkmasında önemli bir etkendir.
Üye Girişi
Metropoll Twitter