




Hızla gündemi değişen Türkiye’nin son günlerde konuştuğu konu yargı kurumları ve yargı reformudur. Özellikle 1980 darbesinden sonra sıkça eleştirilen ve uzun yıllardır tartışmalara konu olan Türkiye’deki yargı sorunu bir kez daha gündemimizi işgal etmiştir. Gerek HSYK’nın son icraatları gerekse de Danıştay, Cumhuriyet savcılarının ve Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlardaki kararları hükümeti köklü bir yargı reformu yapmaya iten sebepler olarak karşımıza çıkmaktadır. Önceki tartışmalardan farklı olarak, hükümet tarafından yargı konusunda anayasal değişiklik paketini meclise getireceğini ve gerekirse referanduma gideceğini açıklaması tartışmayı daha da önemli hale sokmuştur.
Her ne kadar da yargı reformu paketinin içeriği henüz net olmamakla birlikte başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere muhalefet partilerinden MHP şimdiden gelecek reform paketine kesinlikle destek olmayacaklarını ifade etmişlerdir. Diğer bir muhalefet partisi olan ve büyük ölçüde Kürt vatandaşların mecliste temsilciliğini yapan BDP ise olası pakete şartlı destek verebileceğini belirtmiştir.
2010-02-09
Siyasal Tepkiler
İstanbullu seçmenlerin %17,1’i mevcut siyasi partiler içinde oy verecekleri bir parti bulamadıkları için sandığa gitmediği veya geçersiz oy kullandığı belirlenmiştir. Ayrıca %31,5’lik bir seçmen kitlesi daha önce oy verdiği ve ideolojisini beğendiği halde aynı siyasi partinin liderini veya adayını beğenmediği için bu partiye oy vermediğini ifade etmektedir. Seçmene bu gerekçe ile oy vermediği partinin hangisi olduğu sorulduğunda %35,6 oranında CHP, % 20,7 oranında Ak Parti ve %8,5 oranında MHP yanıtı alınmıştır. Bugün seçim olsa, seçmenin önceki seçimde oy verdiği partiye mi, yoksa yeni veya farklı bir partiye mi oy vereceği sorulduğunda, araştırma kapsamındaki seçmen kitlesinin %60'ı aynı partiye oy vereceğini, %13,7'si mevcut başka bir partiye oy vereceğini, %8,4’ü ise yeni kurulan bir siyasi partiyi tercih edeceğini ifade etmektedir. %17,9’luk bir kesim ise bu konuda kararsız bir tutum sergilemektedir. Bu bulgulardan da anlaşılacağı gibi %40 oranında seçmenin daha önce oy verdiği bir partiyi…
2010-01-15
Ordunun kendi içerisindeki darbe heveslileri ile yerince mücadele ettiğine inananların oranı (%46,5) ile bu kesimlerle yeterli mücadelenin yapılmadığına inananların oranı (%47,2) birbirine çok yakındır. Genelkurmay Başkanı’nın “ordu demokrasiye ve hukuka bağlıdır” sözünü defalarca dillendirmesine rağmen katılımcıların bu söze yeterince güveni olmadığı anlaşılmaktadır. Bu konuda 6 ay önceki araştırma sonucu ile bugünkü araştırma sonucu birbirine çok yakındır. Dolayısıyla, TSK’nın darbe heveslileri ile yeterince mücadele etmediğine olan inanç aradan geçen 6 aylık sürede bir değişim göstermemiştir.
Son 50 yılda askeri darbelerin ve muhtıraların türlüsünün görüldüğü, yakın geçmişte “Ordu göreve” pankartları taşıyan sivillere bile şahit olunan bir ülkede demokrasi ve hukuk çıtasını yükseltmek için verilen kavga elbette kolay değildir. Araştırma bulgularına göre; her ne kadar da TSK içerisinde darbe yapmak isteyen kimi personelin hala mevcut olduğuna inananların oranı %55 civarında olsa da, ordunun darbe yapma ihtimali olduğuna inanların oranı (%26,9) düşüktür. Buna karşılık, Türkiye’de bundan böyle askeri bir darbenin olamayacağına inananların…
2010-02-09
İstanbul’da yapılan araştırmada, katılımcıların %49,1'i hayatından memnun olduğunu; %46,6'sının ise memnun olmadığını belirlenmiştir. Ocak 2010 tarihinde Türkiye genelinde yapılan araştırmada hayatından memnun olanların %51,5 olduğu düşünüldüğünde; İstanbul’da ikamet eden vatandaşların hayattan memnuniyet oranı ülke geneline benzemektedir.
Araştırmaya katılan İstanbul halkının yarısı her ne kadar hayatından memnun olduğunu ifade etse de, bakış açısı bireyselden toplumsal düzleme kaydığında durum değişmekte ve İstanbul halkının ülkenin genel gidişatı konusunda karamsar bir bakış açısına sahip olduğu görülmektedir. Yani kendi hayatı söz konusu olduğunda memnuniyet ve umut katsayısı yüksek olan İstanbul halkı, Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ve geleceği hakkında daha karamsar ve daha umutsuz bir bakış sergilemektedir. Halkın %60,9'u Türkiye'nin kötüye gittiğini ifade ederken; %32,7'si iyiye gittiğini düşünmektedir. Araştırma bulgularına göre, İstanbul halkının yaklaşık yarısı (% 49,1) bireysel olarak yaşamdan memnun olsa da, Türkiye'nin geleceği ile ilgili olarak daha kötümser (%60,9) bir bakış açısına sahiptir.
Araştırmaya katılan seçmenlerin %20,4’ü, Mecliste yaşanan büyük…
2009-11-02
Demokratik açılım veya Kürt açılımı son 3 aydır hem siyasal arenada hem de kamuoyunda geniş tartışmalara sebebiyet vermektedir. Söz konusu bu açılıma genel olarak %35,4 oranında tam destek ve %4,6 oranında ise kısmen destek verilmektedir. Buna karşılık, halkın yarıdan fazlası (%51,6) bu süreci olumsuz değerlendirmekte ve açılıma karşı olduklarını belirtmektedirler. Bu açılımı en yüksek oranlarda ‘tamamen ve kısmen’ destekleyenler beklenildiği üzere DTP’li (%89,2) ve AK Parti’li (%57,7) seçmenlerdir. Buna karşılık; yine beklenildiği üzere bu açılıma en yüksek oranlarda karşı olanlar MHP’li (%81,1) ve CHP’li (%71,7) seçmenlerdir. Dikkate değer bir bulgu da, CHP’li seçmenlerin %23’ünün, MHP’li seçmenlerin %12,5’inin bu açılımı ‘tamamen veya kısmen’ desteklediklerini ifade etmeleridir. Önemli bir not da, Ağustos 2009 araştırması ile karşılaştırıldığında bu açılıma karşı olanların oranında %8 civarında bir artış gözlenmiştir.
2010-01-09
Bu araştırmanın temel amacı, son aylarda kamuoyunda tartışmaları devam eden demokratik açılım süreci ve ülkenin ekonomik durumu ile ilgili halkın görüşlerinin tespit edilmesidir. Ayrıca her ay olduğu gibi hayattan memnuniyet, Türkiye’nin gidişatı, partilerin oy potansiyelleri gibi konular da irdelenmiştir. Yaz aylarından itibaren gündemden hiç düşmeyen demokratik açılım veya Kürt açılımı şeklinde etnik hakların genişletilmesini ve kültürel çoğulculuğu sağlamaya dönük hükümet inisiyatifli girişimler henüz halk nazarında yeterli desteği bulamamış gözükmektedir. Bu açılım politikalarına ve icraatlara katılımcıların %38,7’si destek verirken, %53,8 oranında büyük bir kesim destek vermediğini ifade etmektedir. Kasım 2009 araştırması ile karşılaştırıldığında ise birkaç puan da olsa destek oranının düştüğü ve desteklemeyenlerin oranın yükseldiği görülmektedir. Açılım sürecinin başladığı Temmuz ayından sonra gerçekleştirilen Ağustos 2009 araştırması ile karşılaştırıldığında bu açılıma karşı olanların oranında %10 bir artış gözlenmektedir. Hükümetin demokratik açılımı yönetme sürecini halkın %33,3’ü başarılı bulurken, yarıdan fazlası (%59,2) başarılı bulmamaktadır. Hükümeti bu süreci yönetmede başarısız bulanların siyasi tercihlerine göre değerlendirme…
2009-08-23
Kürt açılımı ekseninde kamuoyunda geniş tartışmaların yaşandığı süreçte, söz konusu bu açılıma genel olarak %31,6 oranında tam destek ve %21,3 oranında ise kısmen destek verilmektedir. Buna karşılık, halkın %43,8’i bu süreci olumsuz değerlendirmekte ve açılımı desteklememektedir. Bu açılımı en yüksek oranlarda ‘tamamen ve kısmen’ destekleyenler beklenildiği üzere DTP’li (%95,2) ve AK Parti’li (%64,5) seçmenlerdir. Buna karşılık; yine beklenildiği üzere bu açılıma en yüksek oranlarda karşı olanlar MHP’li (%67,2) ve CHP’li (% 59,4) seçmenlerdir. Dikkate değer bir bulgu da, CHP’li seçmenlerin %37,6’sının, MHP’li seçmenlerin %31’inin bu açılımı ‘tamamen veya kısmen’ desteklediklerini ifade etmeleridir. Ayrıca; cinsiyet açısından erkeklerin, yaş dağılımı açısından gençlerin, eğitim düzeyi açısından yüksek eğitimlilerin ve bölgesel dağılım açısından ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayanların söz konusu bu açılıma daha yüksek oranlarda destek verdikleri anlaşılmaktadır.